Standard

evde bir çiçek var. bir türlü sevemedik birbirimizi. geldiğinde geniş parlak koyu yeşil yaprakları vardı ve beyaz zarif çicekleri. suya ve ışığa diğerlerinden daha çok ihtiyaç duyan ve sevilemek isteyen. suyunu ihmal edince yapraklarını yerlere seriverdi önce. bir telaş suyunu tazeledim. toparlandı kaldırdı başını yeniden. bir süre o küstü ben gönlünü aldım. sonunda bir akşam eve geldiğimde saksısıyla beraber yerde buldum onu. bir intihar vakaası. cesede dokunmadım bir zaman. sonra içim elvermedi kaldırdım yerden, banyo küvetinde yoğun bakıma aldım. sabah akşam duş.  kurumuş yapraklarını ve çiçeklerini ayıkladım. sanki biraz yüz verdi. ama ona da söyledim, bu son şansı. bak dedim senin gibi bir sürü çicek var burada, bana rağmen yaşıyorlar. kendine gelir adam gibi ayakta durmayı becerirsen seni daha geniş bir saksıya alacağım. bilmem ne olacak bu ilişkinin sonu.

Advertisements

Standard

bugün bir anket uygulamak için gittiğim okulda dördüncü sınıf öğrencisi bir kız öğrenci yanıma geldi ve dedi ki ”öğretmenim biz bir odada yaşıyoruz, müstakil evi mi işaretleyeyim, yoksa apartman dairesini mi?”

hala utanıyorum…

yeniden..

Standard

yenilenmek gerekiyor bazen. kabuk değiştirmek, kendini yeniden hatırlamak ve aynaya bakınca bir zaman sonra gülümsemelerim yarım kalmayacak belki diyebilmek gerekiyor.