Monthly Archives: May 2009

bir atlastan keten olsam yar boynuna sarsa beni

Standard

bugünlerde canım acıyor çok. bu sefer aşktan. hem de hiç olmadığı kadar çok. hem de karşılıksız, hem de terkeden, reddeden…
bazen dayanılmaz oluyor. bazen nefes aldırmıyor, yoruyor, uyutmuyor.
gelmeyeceğini bile bile gözlerim yolda. telefon çalsa yüreğim ağzımda.
bütün şarkıları ilk defa dinliyor gibiyim. şiirlerden uzak duruyorum.
aslında diye başlayan cümlelerim ama diye bitiyor..ama o bana aşık değil.
sağım solum önüm arkam aşk. ben körebe..

Advertisements

Standard

evde bir çiçek var. bir türlü sevemedik birbirimizi. geldiğinde geniş parlak koyu yeşil yaprakları vardı ve beyaz zarif çicekleri. suya ve ışığa diğerlerinden daha çok ihtiyaç duyan ve sevilemek isteyen. suyunu ihmal edince yapraklarını yerlere seriverdi önce. bir telaş suyunu tazeledim. toparlandı kaldırdı başını yeniden. bir süre o küstü ben gönlünü aldım. sonunda bir akşam eve geldiğimde saksısıyla beraber yerde buldum onu. bir intihar vakaası. cesede dokunmadım bir zaman. sonra içim elvermedi kaldırdım yerden, banyo küvetinde yoğun bakıma aldım. sabah akşam duş.  kurumuş yapraklarını ve çiçeklerini ayıkladım. sanki biraz yüz verdi. ama ona da söyledim, bu son şansı. bak dedim senin gibi bir sürü çicek var burada, bana rağmen yaşıyorlar. kendine gelir adam gibi ayakta durmayı becerirsen seni daha geniş bir saksıya alacağım. bilmem ne olacak bu ilişkinin sonu.

Standard

bugün bir anket uygulamak için gittiğim okulda dördüncü sınıf öğrencisi bir kız öğrenci yanıma geldi ve dedi ki ”öğretmenim biz bir odada yaşıyoruz, müstakil evi mi işaretleyeyim, yoksa apartman dairesini mi?”

hala utanıyorum…